Bolu Mutlu Son Masaj Hizmeti Ebru

Bolu Mutlu Son Masaj Hizmeti

Cinsel şiirler yazmasının nedenini, eski şairlerin işlenecek mevzu bırakmamalarına ve Bolu Mutlu Son Masaj Hizmeti “bütün meyvelerin yenip, geriye yalnız kabukların kalmasına” bağlar. Döneminin Türkçe’yi karalama modasına uyar, “Kaba Türkçe” ile yazdığını söyler, üstelik yazdıklarının ne aşama garip bulunduğunun da bilincindedir:

 

“Eş’arıma giydirip zamane / Ucube külah-ı Türkiyâne / Meydane çıkıp eday-i nevle / Girdim yine bir dcstâne”,

 

kısaca “Şiirlerime Türk usulü garip bir külah

 

giydirerek yeni bir tarzda meydana çıktım ve yine bir destana girdim” der,

 

sonrasında devam eder:

Bolu Mutlu Son Masaj Hizmeti

“…Esnay-i mutayyebatta letmezen-i lisan-ı cür’et olan fuhşiyattan dolayı husule gelen seyyiatın avfmı deryay-i bî-intihây-i mağfiret-i ilâhiyyeye havale ve ilka ile…”

 

Paşa, bu tumturaklı cümlesinde şu demek oluyor ki  “Bir halttır ettim, _Allah _beni affetsin…” demektedir.

 

Kezban ve Himmet…

 

Galip Paşa’nın şiirlerinde erkeği Kastamonu delikanlısı Himmet, kadını, Kezban temsil eder.

 

Aslında pek “hanım” demez, onun yerine “kancık”ı tercih eder. Şiir uzayıp giderken Paşa bazan bizzat kendisi araya girer, ağanın oğlunu, köy hocasını, emmiyi, yenge hanımı da işin içine sokar ve 19. Yüzyıl Anadolu’sunun cinsel geleneklerini renkli bir biçimde sergiler. O dönemde

 

“muzır” ne kavram, ne de yasa olarak mevcut olduğundan Türk Galip herşeyi apaçık, kelimesi kelimesine, hiç çekinmeden yazar.

 

Paşa’ya bakılırsa Himmet, tek bir şey düşünmektedir: Kezban’a sahip olabilmeyi… Ama gözü yine Kezban’da olan bir başkası daha vardır ve kızı Himmet’le beraber görünce, Paşa’nın deyimiyle

 

“ayı gibi böğürür”, sonra da bir gazele konu olur…

 

Aşağıda yeralan şiirlerde geçen “Kastamonu’ya özel” kelimelerin karşılıkları, her şiirin sonucunda yayınlandı. “Dadu” (tadı), “gazuk” (kazık), “yavlarurun” (yalvarırım) “yurmuk” (yumruk),

 

“öyke” (öfke) şeklinde o yöre telaffuzuyla yazılmış sözcükler ise, bazı yerlerde veznin bozulmasına rağmen, günümüz söyleyişine uyarlandı.

Metinde, mahalli lehçeyle olan ve eski harflerle yazılmalarından sonra, içinden çıkılması daha da güçleşen, bundan dolayı okuyamadığımız bazı kelimeler çıktı. Bunlar, soru işaretleriyle yayınlandı.

 

Kancık eline her ne süre geçse y               bas

 

Ürkütme, mülayim söz ile okşayarak bas aniden eşşekcesine dikme y      ı

Önce kıçına, karnına sayhallayarak  bas. Gel tatlı hanım gel bir koyalım diye yalvar Tutmazsa sözün sonrasında güzelce bi dayak bas A.Dan usanıp ta y…..N kalkmaz olursa

Tut kösleye ??? Varınca t             bas